Takıntılı, huzursuz, yalnız insan öyküleri: İyilik

“Dünyada güvende olma içgüdüsü olmasa, bir kuş yuva kurar mı hiç?”

ACK isimli öyküden

En sonda söylemek istediğim şeyi, en başta söyleyerek başlamak istiyorum: Yüz Kitap’ı ve onların edebiyatımıza kazandırdığı kitapları muhakkak keşfetmenizi tavsiye ediyorum. Beşinci kitaplarını geçtiğimiz günlerde rafa koymalarına rağmen, sessiz ama emin adımlarla yürüyen bu yayınevini lütfen gözden kaçırmayın. Olabildiğince gürültülü bir şekilde seyreden yayıncılık sektöründe bunu hak ediyorlar.

İnsan psikolojisi değişik ve her başka kişilikte farklı gözlemlenebilecek, göreceli, karmakarışık bir yapıya sahip. En basiti, kendi hayatımızda bulunan insanlar üzerinden bu tür gözlemleri ve hatta anlam veremediğimiz davranış tespitlerini yapabiliriz; sanırım hiç kimse bu duruma yabancı değildir. Olaylara, durumlara verdikleri tepkiler nedeniyle “değişik”, “sorunlu”, “takıntılı” vb. gibi sıfatlarla nitelendirdiğimiz insanlar illaki olmuştur. Yaşanan şeye verilen tepkilerin kaynağının nerede yattığı ise başka bir sorundur aslında. Kişinin psikolojisi, geçmişi, travmaları gibi etkenlerin yanında hayatın süregiden akışı da insanların davranışlarını şekillendirebiliyor. Tercihler ve davranışlar, neden sorgusuna inildiğinde sizi hikâyelere götürür. Geçmişten gelen izlerin, sorunların ve günün her anının getirebileceği sürpriz hadiselerin “karar verme” hususunda yönlendirici olduğu bir gerçek…

İşte, Joy Williams, 12 öyküden oluşan İyilik’te bunları yakalamaya gayret göstermiş. İnsanların bir nevi garip olarak nitelendirilebilecek davranışlarını, bu davranışlara sebep olan güdüyü derinlemesine incelemeden, bu noktayı atlayarak, çok iyi bir gözlemle ve iyi bir dille bizlere anlatmış. Bunu biraz açmam gerekiyor galiba… Kitabın ilk öyküsü, ölümüne sayılı günleri kalan bir kadının, kızıyla arasında geçen olayları, bu iki karakter arasında ölümün nasıl sıradanlaşabildiğini ve annenin yaşadığı ruh haliyle daha önce yapmayacağı, yapmaktan çekineceği birçok şeyi yapmaya başlamasını aktarıyor. Bu durum karşısında kızının acı çekişini pek umursamayışı, kızını ölüm duygusuna alıştırma çabaları, anlamsız bir şekilde zirvelere çıkabilen manik halleri ve ölüm hali yaklaştıkça insanlar çökebilen o bilge hali, öykünün damarlarında yürüyen kan oluyor. Ölümü bekleyen karakterimizin durumunu kabullenişi, can sıkıcı derecede iyi aktarılmış. İşte bahsettiğim şey bu: Ölümü kabullenebilmek kolay bir şey değilken, ölüm düşüncesinin bile çoğumuza ürpertici gelmesini umursamadan yüzümüze acımasızca bazı gerçekleri haykırıyor Williams. Etkili bir dille ve çoğu öyküde bu tarz bir yaklaşımla: Acımasızca, kan donduran bir mizah anlayışıyla, soğukkanlılıkla.

Diğer öykülerde de benzer noktalara, farklı açılardan ve değişik karakterler, değişik takıntılarla iniliyor. Aslen bir roman yazarı olan Joy Williams, her öykünün içerisine sakladığı öykücüklerle dili bize ne kadar işlevsel kullandığını, bu işte ne kadar yetkin olduğunu kanıtlıyor. Her bir öykü, başlı başına roman konusu olabilecek derinlikte ve başta da söylediğim gibi derin psikolojik analizler, gözlemler ve karakterlerin ruh tahlilleriyle dolu. Okurken öykülerin sonuna ulaştığınızda, bir diğer öyküye iştahla başlıyorsunuz, fakat, diğer öykünün tam tadında bırakılmış, boşluklu ve bazı şeyleri sizin doldurmanızı bekleyen finalleri kitabın cazibeli taraflarından birisi. Williams belli ki bunu düşünmüş ve hatta bunu istemiş. Okurum bana eşlik etsin, diye uğraşmış.

Karakter ve konu tercihlerine de değinmeden geçmeyeceğim. Geyik bacağından yapılmış bir lambayla arkadaşlık kuran bir karakter var mesela. Tek zevki, akıl hastanesinde yatan arkadaşını ziyaret etmek olan bir karakter var. Yardıma muhtaç birilerine içgüdüsel olarak yardım etme gereksinimi hisseden bir kadın karakter var. Zengin bir müşterisinin bileğini çatlatan masöz, intihar eden arkadaşının

kendisine miras bıraktığı köpeğe tutkuyla bağlanan bir başka kadın, insanların kendisinden ve hayatlarından bahsetmesinden tiksinen ve en sonunda isyan ederek bu duvarı yıkan bir başka kadın… Evet, bir kere daha söylemekte fayda görüyorum: Karakterlerimizin tamamı takıntılı, yalnız, huzursuz, mutsuz ve çıkış yolu arayan tiplemeler. Her birinin öyküsü, hayatımızda kolayca etiket yapıştırmaktan çekinmediğimiz insanlardan birisinin öyküsüyle arkadaşlık ediyor olabilir… Williams’ın yeteneği, bunu görüp bizlere anlatma çabası.

Yüz Kitap, daha önceki kitaplarında da karşılaşabileceğiniz, temiz, özenli ve kaliteli bir eser takdim ediyor sizlere. İyilik, Yüz Kitap’la henüz tanışmadıysanız iyi bir fırsat.

İyilik – Joy Williams

Yüz Kitap – Öykü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir