Bir karakter yaratmak ve uzun süren sancıları

Sizlere de oluyor mu, bilmiyorum. Bir metni okurken, bazen o metnin karakterlerine o kadar hayran oluyorum ki, keşke, diyorum, keşke bu karakteri ben yaratsaydım. Bu duyguya en son Bardamu’da yakalandım. Celine’in Gecenin Sonuna Yolculuk kitabını okurken, daha ilk sayfalardan itibaren, karakterin dünyasıyla öylesine yoğruluyorsunuz ki, hem bundan derin bir haz …

2018’den kalanlar – 1

Başından dürüst olayım: Kendime bir site açma düşüncesini hayata geçirirken, siteyle doğru düzgün ilgilenemeyeceğimi, düzenli yazamayacağımı biliyordum. Ama yine de içimdeki sesi dizginlemedim, yazmaya çalıştım. Belirli bir yere kadar da götürdüm aslında; Temmuz ayına kadar okuduklarımı kısaca değerlendirmeye çalıştım. Ama sonrasında hayatın akışı ve şahsıma en derin mertebede işlemiş olan …

Yılın getirdikleri – Bölüm 6: Haziran / Temmuz

Haziran ayı ne çabuk geçti, hele Temmuz ayı… Çalışınca, iş hayatına yeniden dönünce zamanın ne çabuk geçtiğini, gününüzü neyle doldurup neleri yapamadığınızı düşünmeye başlıyorsunuz. Bir nevi özeleştiri. Olmak isteğim kişiyle giyindiğim kişilik arasında bana benzemeyen bir üçüncü kişilik taşıyorum bir süredir. Bu kişiliğin bana ait tek yanı, okumak, okumak, okumak. …

Yılın getirdikleri – Bölüm 5: Mayıs

İçinde bulunduğumuz yoğun seçim gündeminin arasında, sesinin kaybolma olasılığı yüksek bir yazı yazıyorum. Herkesin dilinde doğal olarak seçim, başkanlık, vaatler, adaylar, tartışmalar, siyaset, politika. Dahil olmamak mümkün değil. Her yanınızı sarmış propaganda dalgası içerisinde okuma yapmak da hayli güç. Bir de bunun yanına yeniden tam zamanlı iş hayatına dönmüş olmam, …

Yılın getirdikleri – Bölüm 4: Nisan

Geçtiğimiz Nisan ayı, okuma açısından oldukça bereketli bir aydı. Evde geçirdiğim günleri, genellikle bol bulutlu ve kapalı olan havanın da etkisiyle değerlendirdim. 7 kitap okudum. İçlerinde çok beğendiklerim oldu. Özellikle her edebi sohbette okunmasını kesinlikle tavsiye ettiğim bir kitaptan burada da bahsedeceğim. Biraz ahvalimden bahsetmek istiyorum. Ayın 18’i olmuşken, 10 …

Yılın getirdikleri – Bölüm 3: Mart

Şubat ayının sonlarına doğru, yeni bir metin yaratmanın (daha doğru bir deyimle doğurmanın) yolculuğuna başladığımı yazmıştım. Geçtiğimiz ay içerisinde, çoğu gecelerimi yorucu bir üretim sürecinde geçirdim. Şanslıyım ki, bu süreç içerisinde beni rahatlatan, güzel metinler okuyabildim. Karakter doğurmak, metin yaratmak insanı gerçekten çok yoruyor; bu haldeyken, zihni yorucu başka metinlerle …

Yılın getirdikleri – Bölüm 2: Şubat

Bu yıl okuduğum kitapları, kendi sitemde değerlendimeye devam ediyorum. Ocak ayından sonra Şubat ayında okuduklarımı da buraya kısaca değerlendirmeye gayret göstereceğim. Yılın ilk ayında beş kitapla ilgili düşüncelerimi aktarmaya çalışmıştım. Şubat ayında ise gün sayısının azlığına rağmen altı kitabı okumuş olduğumu gördüm. Bu benim için ufak bir mutluluk oldu, diyebilirim. …

Yılın getirdikleri – Bölüm 1: Ocak

2018 yılına geçtiğimiz yıl okuduğum kitap sayısının üzerine çıkma düşüncesiyle başladım. Geçtiğimiz yıl seksene yakın kitap okumuştum. Bu yıl içinde bu rakamı 100’e çıkarmayı planlıyorum. Böyle hedefler koymak okuma konusunda motive edici. Okuduğum kitapları da ay ay kendi sitem üzerinden değerlendirmeyi planlıyorum. Bir aksilik olmazsa (üşenmezsem) her ay, bir önceki …

Aşırı ret cevabı içeren ilk kitap yolculuğu

Sayısını unutmuştum. Kaç kere reddedildim, hatırlamıyorum. Bunca yayınevi reddettiğine göre, eksikliklerim, hatalarım, göremediklerim vardı. Artık yabancılaştığım, okumaktan sıkıldığım öykülerime benim değillermiş gibi bakmam gerekiyordu. Bunu yapamadım. Bundan yaklaşık altı sene önceydi. Çalıştığım yerin yazıcısından 14 öyküden oluşan ilk dosyamın çıktısını alıp Haldun Taner Öykü Yarışması’na yollamaya niyetlenmiştim. Çıktıları elime alınca, …

Aşkın zıddı nefret mi şefkat mi?

Gülsoy, “Öyle Güzel Bir Yer ki” ile okurunu, geçmişten, yaşadıklarından, hayatından ve pişmanlıklarından kurtulamayan bir karakterin yaşantısına konuk ediyor. Yazmak, zor bir sanattır. Kurduğunuz dünyanın içerisine başka insanları davet etmek, onlara yaşatacağınız dünyayı anlatabilmek, sadece hayal gücüyle sağlanabilecek bir şey değildir. Ciddi çalışma gerektiren, emeğin yanı sıra diğer sanat dallarından …